BULGAR YAZAR: ALLAH HERKESE KOMŞU OLARAK BİR TÜRK NASİP ETSİN!
Günümüz Bulgaristanlı Türklerin hayatı Bulgar yazarların eserlerinde yer almaması bana her zaman garip gelmiştir. Hatta denebilir ki, bütün çağdaş Bulgar edebiyatında hiç bir Türk karakteri yer almamaktadır, Türk halkını ilgilendiren hiç bir probleme değinilmemektedir, bu halkın daha derin manevi değerleri ele almaktan ise hiç bahsedemeyiz.
Hatta tarihin asırlardır birleştirdiği Türklerin Bulgarlarla ortak yaşamlarına dikkat çekmek kayda değer bulunmamıştır. Sanki ülke halkının bu önemli parçası hiç yokmuş gibi.
Bulgar edebiyatı kahraman işçilerin başarılarını konu edinirken, ülkede devam eden maden, baraj, taş ocağı gibi büyük inşaatlarda neredeyse tamamında Türklerinde çalıştığını dalgınlıkla atlamaktadır. Bilinen bir gerçektirki ülkedeki inşaatların büyük kısmı Türklerin ellerinden geçmektedir.
Çok sayıdaki (ülke) turlarımda her işe olağanüstü vicdan ve titizlikle kendi güçlerini koyan sessiz ve alçakgönüllü olan o erkeklerle karşılaştım.
Yakın zamanda ağustos ayını meşhur tatil yeri olan Banya köyü yakınlarında bulunan Karlovo’ya bağlı Kalugerovo (Kişiş mahalle) köyünde geçirmem gerekti. Bu olay nane hasatını zamanında gerçekleşti. Nanelerin kaynatıldığı büyük kazanların olduğu bahçeye tıka basa yeşil nane dolduran köy arabaları akın akın geliyordu. Havada keskin mentol kokusu hakimdi, temiz ve serindi ve aynı zamanda kazanların yanında sırasını bekleyen kalabalıktan dolayı gürültülüydü. İnsanlar arabaların yanına renkli kilimler döşemişler, torbalarında olan ekmek, peynir ve domatesi koymuşlar öğlen yemeği yiyorlardı. Benim için tüm bunlar alışılmadık derecede çekici ve ilginçti, tüm bunlar bana eskiden olan köy günlerini hatırlatıyordu.
Benimle birlikte bu sistemin teknisyeni Mustafa vardı. Kısa saçlı, iri açık gözlü uzun boylu, ince bir Türktü. O bölgede bulunan tüm çalışama sistemleriyle ilgileniyordu ve bu günlerde uyumak için bile vakti yoktu. Çok iyi bir teknisyen, keskin akıllı ve nazik bir insandı.
Çok iyi hatırlıyorum, tam yakın derede yüzmeye gidiyordukki beklenmedik bir şey oldu. Aniden haykırışlar, bağırışlar ve çığlıklar yükseldi: ‘Koşun! Koşun!’ Ve saniyeler içinde görülmemiş panik havası oluştu. Hayvanlar ve ölüm korkusu yaşayan insanlar her tarafa koşuşturuyorlardı ve çıkış kapısında kalabalık oluşturuyorlardı, kadınlar çığlık atıyor ve çocuklarını arıyorlardı.
Aslında ne olmuştu? Sistem eskimiş bir Lincoln kazanla çalıştırılıyordu. Kazan görevlisi körkütük sarhoştu ve alkolün etkisiyle o kadar odun ve kömür koymuştu ki, kazan aşırı derecede ısınmıştı. Bir anda kazanın basıncı kritik seviyenin üzerime çıkmış ve koruyucu mekanizma çalışmaz olmuş. Kazan her an patlayabilir, bu da etrafta taş üstünde taş kalmayacak anlamına geliyordu. Çıldırmış kazan görevlisi insanlara doğru koşuyordu ve canlarını kurtarmalarını haykırıyordu.
Oluşan panik havasına rağmen avlu boşaldı ve herkes patlamayı beklemek üzere belli mesafede konuşlandı.
O anda Mustafa yanımdan ayrıldı, tek başına boşalan avluya girdi ve ben onu kazana yaklaşırken gördüm. Daha sonra bana kendisi en korkunç anın kazana yaklaşmak olduğunu; çünkü kazan buharın etkisiyle adeta patlamak üzereydi. O bir kürek aldı ve kazanın kapağını açarak içerideki korları çıkarmaya başladı. Patlamayı önleyebilmek için o anda yapılabilecek tek şeydi. Bin fazla kişi izledi korkunç kazanın yanında nasıl çalıştığını, bütün korları nasıl çıkardığını ve sonunda bittiğinde gerginlikten bitkin şekilde nasıl kendini otlara salıverdiğini. Tehlike bertaraf edilmişti. Mustafa’nın dudaklarının derinden çatladığını ve ellerinin yandığını gördüm.
Tebessüm ederek bana şöyle dedi: – Zor, kardeşim, zor!
Ben onu öyle hatırlayacam. Kısa saçlı, iri açık gözlü uzun boylu, ince bir Türk. Ve büyük bir kalbi olan Mustafa.
İnsanlar ona teşekkür ediyorlardı. O zaman ilk defa çoktan unutulmuş olan eski bir Bulgar atasözünün manasını hissettim: ‘Allah herkese (sana) sağlık, kısmet ve komşu olarak bir Türk nasip etsin!’
Not: Muhalif Bulgar gazeteci ve yazar Georgi Markov‘un bu yazısı ‘Bulgaristan’da Türklerle buluşmalar’ başlığı ile BBC Dünya Servisi’nde 70’li yıllarda yayımlanmıştır.
Bakış.bg
BİZİ DESTEKLEYİN
UYARI: Yayınlanan haber, yazı ve fotoğrafların tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilse dahi haber, yazı ve fotoğraflar özel izin alınmadan kullanılamaz.
BİZİ FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDİNİZ. TIKLA VE TAKİP ET