Home»Spor»CİHAN PEHLİVANI KOCA YUSUF GERÇEKTE KİMDİR?

CİHAN PEHLİVANI KOCA YUSUF GERÇEKTE KİMDİR?

Bulgaristan’da dün 6. Koca Yusuf Yağlı Güreş Turnuvası düzenlendi. Hitrino (Şeytancık) Belediyesine bağlı Çerna (Karalar) köyünde dünyaya gelen ve namağlup güreşçi olarak bilinen Cihan pehlivanı Koca Yusuf adına, doğduğu köyde güreş festivali düzenlendi.

Koca Yusuf Karalar Yağlı Güreş Festivali’ne Bulgaristan, Türkiye, Makedonyave diğer Balkan ülkelerinden güreşçiler katıldı.

Efsane haline gelen Koca Yusuf’un, nesilden nesile güç ve yiğitlik hikayesi anlatılmış, fakat zamanla bilgiler kaybolmaya ve değişime uğramıştır. Peki gerçekte Koca Yusuf kimdir?

Koca Yusuf tarihi bir şahıs olarak araştırılması ve yaşam detaylarının gün yüzüne çıkmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu konuda birçok ayrıntıyı günyüzüne çıkaran Mecit Sağır, ünlü pehlivan hakkında insanların çok az bilgiye sahip olduğunu dile getiriyor.

İnsanlık tarihinde gücüyle efsane olmuş kişiler hakkındaki bilgiler bazen abartılı olarak, bazen de yanlış olarak aktarılmıştır. Gerçeğe yakınlaşması adına faktolojiyi inceleyen tarihçiler bunu düzeltmeye çalışmışlardır. Buna Koca Yusuf gibi ünlü pehlivanlar da dahildir. Araştırmacı yazar Mecit Sağır, kendi köydeşi olması hasebiyle yerinde yaptığı inceleme sonrası cihan pehlivanı için çok az şey bilindiğini, bilinen bazı olayların ise abartıldığını kaydediyor. Araştırmaları daha sonra kitap halinde yayınlanan yazar Mecit Sağır, Koca Yusuf adlı eserinde cihan pehlivanı hakkında şunlara vurgu yapıyor: Sağır, “Koca Yusuf, Karalar civarındaki güreşlerini yaptıktan sonra Osmanlı topraklarında kendini yenecek pehlivan bulamayınca, buradan bir ekip teşkil eder. Buraya yakın Erikli köylü Mehmet var, Filiz Nurullah var, Kara Osman var. Dördü birlikte Fransa’ya giderler. İşte bu dördü orada Müthiş Türklerdirler. Yani Koca Yusuf tek başına ‘Müthiş Türk’ değildir. Ekip olarak ‘Müthiş Türkler’ söz konusudur. Ayrıca; minder, grekoromen, yağlı güreşler yapmış. Hiç mağlubiyeti olmamış ve ondan dolayı ona ‘Korkunç Türk’ demişlerdir.”

1857’de değil, 1860 yılında doğdu

Koca Yusuf’un doğduğu ev müzeye çevrildi.

Koca Yusuf’un babası İsmail Bey, annesi ise Ayşe Hanım’dır. Kökeni Türkmen idi. Baba tarafı Ebu Zerler, ana tatafı ise Çakıcılar olarak bilinirlerdi. Dört çocuklu ailenin evladı olan Koca Yusuf’un ağabeyi Ferhat, kız kardeşleri Cemile ve Selime idi. Mecit Sağır, yazarların mutabakat sağlayamadıkları birinci konunun cihan pehlivanının doğum yılı olduğunu aktarıyor. Ansiklopedilerde 1857 yılında doğdu yazılı, fakat bazıları 1865 ve 1866 yıllarını da zikrediyor. Sağır, Koca Yusuf’un 1860 yılında doğduğunu kabul ediyor. Koca Yusuf’un en samimi arkadaşlarının yaşlarından öne çıkan Sağır, Karagüllelerin Süleyman’ın onun akranı olduğu yönünde beyanatı bulunduğunu ve Koca Hasanların Halit Ağa’nın (Deli Halit) de 1860’da doğduğunu belirtmektedir. Aynı şekilde Kurukafaların Mıstık da onlardan 2 yaş küçük olup 1862 doğumludur. Ayrıca, burda güreş efsanesini yakinen tanıyanların söyledikleri tarih de budur.

oğum yılını tespit etmede eşi Refiye Hanım, ‘Kocam 38 yaşında öldü’ diyerek yardımcı olmuştur. Koca Yusuf, 4 Temmuz 1898 yılında okyanusta hayata gözlerini yumduğu göz önünde bulundurulursa 1860’da doğduğu kesinleşecektir. Koca Yusuf’un birinci eşinden Mustafa, ikinci eşinden Hasibe ismini de 2 çocuğu var. Hasibe’den Rüstem, onun oğlu 1941’de Recep Kaplan 1972’de Türkiye’ye göç etmiştir.

Recep’ten Behlül ve ondan Göksel dünyaya gelmiştir. Çatalca köyündeki İhsaniye köyünde oturmaktadır. Refiye Hanım, sonra iki evlilik daha yapmıştır. Yusuf meydana, Ferhat tarlaya Koca Yusuf’un yetiştiği dönemde güreş, bugünkü futbol gibi çok taraftarı olan ve herkesin ilgisini çeken bir spordu. Koca Yusuf’un babası, kendisi 14 yaşında iken vefat eder. Abisi Ferhat ile o zamana kadar köy düğünlerinde güreşen Yusuf’un annesi, artık evin geçimini üstlenecek biri olmadığı için köydeki ihtiyar heyetine sitem eder. Heyet ise iki kardeşin meydanda güreş tutmasını ve hangisi galip gelirse onun güreşe devam edip, mağlup olanın ise tarla işlerinde koşturacağına karar verir. Yapılan müsabakada abisini yenen Yusuf, bundan sonra hiç tarla işine girmeyip meydanlarda güreşmeye hak kazanır.

İdman taşını kaldırdı mı?

Koca Yusuf

Bazı kitaplarda rivayertlerden öne çıkılarak Koca Yusuf’un büyük taş ile idman yaptığı anlatılıyor. Yaklaşık 400 kilogram. olduğu söylenen bu idman taşının aslı ise şudur: Yusuf bir gün Hitrino’dan köye gelirken Çukur Etkinlik denilen yerde bir taş görür. Hiç tereddüt etemeden bu taşı öküz arabasına yükler. Arazinin meyilli olmasından taş arabadan düşer. Hem de arabanın arkasındaki oku kırmıştır. Bunun üzerine Koca Yusuf öküzlere çergel ile vurarak eve gönderir. Taşı da kah kaldırarak, kah yuvarlayarak evinin önüne kadar getirir. Taşın düştüğü yer ile Yusuf’un evinin arası yaklaşık 800 metredir.

O günden günümüze kadar bu taş evde durmuştur. Ta ki, Koca Yusuf’un köy meydanındaki anıtı yapılınca o da yanına konur ve şu anda da oradadır. Sağır bu taş hakkında, “Benim kanaatim odur ki, bu kişi Koca Yusuf bile olsa bu taşla idman yapmak akıl karı değildir…” diye kitabında anlatıyor.

Mandalarla güreşti mi?

Yusuf, 189 cm boyu ve 110 kilogram. ağırlındaydı. Teni bembeyaz olduğu için görenler onu güneş
görmeyen idmansız biri olarak küçümsüyorlardı. Bu vücut yapısıyla birçok ağırlığı taşıyabiliyordu. Bir efsaneye göre Koca Yusuf’un manda ile güreştiği söylenmektedir. Oysa Yusuf, mandaları dövüştürür, daha sonra izleyenlerin hayretli bakışları arasında bir eliyle kızgın mandanın boynuzundan, diğer eliyle de baldırından tutarak iki kızgın mandayı ayırırdı.

Dursun Pehlivan ilk ustası mıydı?

Yayınlanan nerdeyse tüm kitaplarda Koca Yusuf’un ilk ustasının yine Karalar’dan olan Dursun Pehlivan olduğunu yazıyor. Mecit Sağır, ünlü pehlivanın zamanında yaşayan 20’ye yakın insanla görüşme imkanı olduğunu ve hiç kimsenin Dursun Pehlivan diye birini tanımadığını aktarıyor. Bu yüzden ilk ustasının Dursun Pehlivan olduğunu kabul edemeyeceğini belirtiyor. Koca Yusuf devri 1882’de ilk kez Edirne’de Kırkpınar’da güreşti. Burada Deliormanlı Pamukçulu Osman ile tanıştı ve ona çırak olmayı kabul etti. 1886’dan ölümüne kadar bu devir Koca Yusuf devri olarak hafızalara kazanacaktı. 1895’de Fransa, 1898’de de Amerika’da güreşerek iki kıtada yenilmez olduğunu gösterdi. Koca Yusuf, 1898’deki gemide son yolculuğunu yapmıştır ve yabancı bir güreşçinin demesi ile, ‘Belki okyanusun dibinde de sırtı yere gelmemiştir’.

Mecit Sağır kimdir?

Mecit Sağır, Şumen’e bağlı Çerna (Karalar) köyünde doğdu. 25 Aralık 1950’de henüz 8 yaşında iken, Türkiye’ye göç etme hazırlığında olan Koca Yusuf’un hanımı Refiye’nin vefat ettiği gün trene bindi.

1999 yılında ilk kez Bulgaristan’ı ve kendi doğduğu köyü ziyaret etme fırsatı buldu. 2009’da tekrar ziyaretinde, bu evin çıkan kısa devre sonucu yangından harap olduğunu gördu. 2011’de
Koca Yusuf adlı kitabını yayınladı.

Beynur Süleyman

UYARI: Yayınlanan haber, yazı ve fotoğrafların tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilse dahi haber, yazı ve fotoğraflar özel izin alınmadan kullanılamaz.

BİZİ FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDİNİZ. TIKLA VE TAKİP ET