Home»Güncel»‘AVRUPA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NİN AB YOLCULUĞU BİTİYOR

‘AVRUPA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NİN AB YOLCULUĞU BİTİYOR

İngiltere, 2016 Brexit referandumundan bu yana ülkeyi adeta ikiye bölen sancılı dönemin ardından Avrupa Birliği’ni (AB) 31 Ocak’ta resmen terk ediyor.

İngiltere ve Avrupalı komşuları arasındaki yeni ilişkiyi belirleyen zor müzakereler ise 2020 boyunca devam edecek.

Peki AB ve İngiltere’nin birleşme ve ayrılma serüveninde neler yaşandı?

İngiltere II. Dünya Savaşı’ndan günümüze kadar Avrupa ile ‘sorunlu’ denilebilecek bir ilişki yaşadı.

İngiltere tarihinde de Avrupa ‘bir çekişme kaynağı’ olarak görüldü. Bu durumu AB’ye üye olmanın yararları konusunda gerçekte fikir birliğine varılamamış olmasının nedeni olarak gösterenler var.

Ülkenin Brexit konusunda da bugüne değin neden bu kadar bölünmüş olduğunun kaynağının da bu olabileceği belirtiliyor.

47 yıllık AB üyeliği olan İngiltere ile ilgili en büyük ironilerden biri olarak ülkenin AB yanlısı blok içinde başı çekiyor olması gösterilebilir.

Ancak 2016’da Brexit referandumunun ardındaki temel motivasyon ne olursa olsun, İngiltere kendini her zaman ‘ayrı bir toprak’ olarak algıladı.

Winston Churchill’in Avrupa planı

Yine ironik bir şekilde II. Dünya Savaşı’nın ardından bir tür ‘Avrupa Birleşik Devletleri’ni isteyen Winston Churchill’di. Avrupa Birleşik Devletleri fikrini siyasal bir hedef olarak ortaya atan o oldu.

Savaşın sona ermesinden bir yıl sonra genel seçimde İngiltere Başbakanlığı görevinden ayrılarak muhalefet lideri olan Churchill, 1946’da Zürih’te yaptığı bir konuşmada savaş sonrası Avrupa vizyonunu özetledi.

Churchill konuşmasında barış ve refahın ancak Fransa ve Almanya’nın yüzyıllarca süren güvensizlikleri bir kenara bırakarak ortak faaliyet göstermeye başlarsa gelebileceğini söyledi.

Churchill, Avrupa Birliği’nin temelini atanlardan, dönemin Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman’a da ‘ilham olacak’ şu sözlerle tarihe geçti: ‘Avrupa Birleşik Devletleri’nin yapısının düzgün bir şekilde inşa edilmesi durumunda tek bir devletin maddi varlığının güçlü olmasının önemi azalacak. Küçük uluslar büyükleri kadar önem taşıyacak ve ortak amaç için katkıları onların önemini güvence altına alacak.’

Churchill, İngiltere’nin bu büyük çabanın bir parçası olmasını öngörmüyordu. Londra daha çok yeni Avrupa’nın ilk dönemlerinde ona ‘arkadaşı ve sponsoru’ gibi davrandı.

İngilere, AB’nin kurallarının yazıldığı 1957’de Roma Antlaşması imzalanmasından 16 yıl sonra Birliğe üye olabildi. 1961 ve 1967’de üyeliği Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle tarafından geri çevrilen İngiltere, 1 Ocak 1973’te AB’ye katıldı.

Bir üye olsa da, genellikle geliştirilen entegrasyon önerilerinin çoğuna mesafeli durdu.

Son dönemde ise iktidardaki Muhafazakar Partinin AB’ye yönelik kuşkulu bakışı ve Euro bölgesinde yaşanan kriz ‘kaçınılmaz sonu’ getiren unsurlar oldu.

İngiltere’nin AB serüvenine son noktayı koyan ise Haziran 2016 referandumunda yüzde 52 oranında ‘Brexit’e evet’ diyen halk oldu.

Kaynak: Euronews

UYARI: Yayınlanan haber, yazı ve fotoğrafların tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilse dahi haber, yazı ve fotoğraflar özel izin alınmadan kullanılamaz.

BİZİ FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDİNİZ. TIKLA VE TAKİP ET