Home»Kültür»MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ: PLOVDİV

MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ: PLOVDİV

Bu yılın Avrupa Kültür Başkenti, Bulgaristan’ın Plovdiv kenti ile İtalya’nın Matera’sı…

Her iki kentte de etkinlikler yıl boyu devam edecek.

Plovdiv’deki etkinliğin resmi açılışı bu akşam özel kurulan 30 metre yüksekliğindeki kulede gerçekleşecek. Açılışta 1 500 oyuncu, dansçı ve şarkıcı yer alacak. Açılış töreninin hazırlıklarında 1000 gönüllü yer aldı.

Plovdiv, İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulu. Osmanlı mirasıyla dolu şehir, Edirne’den araçla iki saat uzakta.
Bulgarların Plovdiv (Türkler ise Filibe) dediği kent, Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri ve nüfusu 331 796 kişi. Sofya’nın 120 km. doğusunda, Edirne’den 182 km. uzakta bir ovada kurulu.

Meriç Nehri’nin bereketli alüvyonları sayesinde tam anlamıyla bir tarım bölgesi, ülkedeki ekilebilir alanların 7’de 1’ini barındırıyor.

Tarihi, milattan önce 6’ncı yüzyıla kadar geri giden Filibe, Pulpadova adıyla Traklar tarafından kurulmuş.

Kuruluşundan epey sonra Makedonya Kralı Filip tarafından yönetilmeye başlayınca ismi Filippolis olmuş.

Roma döneminde ise Trimontsiyum adıyla anılıyor. Diğer Bulgaristan kentleri gibi Filibe de yaklaşık 500 yıl Osmanlı toprağı olarak kalmış.

Osmanlıların kenti ele geçirmesiyle birlikte Osmanlı tarzında gelişen şehir, Rumeli Beylerbeyi’nin merkezi olmuş. Osmanlı evleri, Bizans eserleri ve yeşil doğasıyla kültür harmanının yaşandığı güzel bir kent olarak hayata devam ediyor.

Filibe aynı zamanda ünlü bestekâr Hacı Arif Bey’in de memleketi. Düz bir ovada yedi tepenin üzerine kurulu şehirde görülmesi gereken çok yer var.

Osmanlı Mahallesi’nde, adı üstünde, Osmanlı mimarisi hâkim. Eski evlerin, konakların büyük bölümü kafe ve restoran olmuş.

Buradan Filibe manzarasının tadını da çıkarabilirsiniz.

Mahalleyi gezdikten sonra 15. yüzyılda II. Murat tarafından yaptırılan Muradiye Camii görülmeli.

Yöre halkı camiyi, Ulu Cami veya Cuma Camii ismiyle anıyor. Aynı dönemde yapılmış birçok eserin ayakta kalmış ender örneği.

Yaklaşık 50 camiden geriye kalan dört cami içinde en iyi durumda olanı. Dibindeki börekçinin börekleri muhteşem.

Baçkova Manastırı, görülmesi gereken bir başka tarihi miras. 1083 tarihli Bizans yapısının yeşillikler içindeki taş mimarisi dikkat çekici.

Türk ve Bulgar mimari tarzının bileşimi olan Filibe evleri, tam bir müze kent görünümünde. Yakın zamanda gerçekleştirilen restorasyon ile tarih olmaları son anda engellenmiş.

Evler artık konut olarak kullanılmıyor. Her birinin başka bir işlevi var. Kimi atölye, kimi müze, kimi galeri, kimiyse lokanta…

Filibeli bir Ermeni olan Kuyumcuoğlu tarafından yaptırılan Kuyumcuoğlu Konağı, 1952 yılında Etnografya Müzesi’ne dönüştürülmüş.

Doğu Avrupa’nın en eski saat kulesi

Beylerbeyi Gazi Şahabettin Bey tarafından yaptırılmış olan külliye, zamanında cami, medrese, han, hamam ve mutfak bölümlerinden oluşuyormuş.

Bugün geriye sadece cami kısmı kalmış. Filibe’deki saat kulesi, adını taşıyan Saatli Tepe’de bulunuyor. Kule, Doğu Avrupa’nın en eski saat kulesi unvanını taşıyor.

Antik şehir ve içindeki 3 bin 500 kişilik antik tiyatro bölgenin en önemli arkeolojik değeri.

MS 2. yüzyılın başlarında Romalılar tarafından yapılmış olan antik kent, büyük bir restorasyondan geçirilerek eski haline en yakın duruma getirilmiş.

Kaynak: Hürriyet

UYARI: Yayınlanan haber, yazı ve fotoğrafların tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilse dahi haber, yazı ve fotoğraflar özel izin alınmadan kullanılamaz.

BİZİ FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDİNİZ. TIKLA VE TAKİP ET